moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hatırladıkça hala tiksintiyle karışık bir gülme isteği duyarız. Bir dönemlerin o iğrenç modası... Bu nefret edişin sebebi elbette derinlerde yatan psikanalitik bir olay. Bu yüz karası şey moda olduğu zamanlar, kadınlar uzaylı gibi göründüklerinin farkına bile varmamışlardı. Yani ortada üçgen vücutlu hatlara sahip olduğunu sanmaları gibi ironik bir durum vardı.
Kısaca akıl tazelersek vatka, elbiselerin omuz kısımlarına takılan bir aksesuardı. Özellikle 80'li ve 90'lı yıllarda birçok kadının kullandığı bu cisim ile beraber farklı süslerin kombinasyona uydurulması gerekirdi. Mesala eteğe doğru daralar elbiseler, saç bantları... Şimdi gözünüzün önüne geliyor mu o aktrisler. Buna vatka demek yerine "sahte omuz" desek daha manidar olur.
Bu cismi farklı yönlerden değerlendirmek gerekirse eğer; yine karşımıza pop-kültürün ahmaklık derecesine varan sürü akımlarındandır. Seksen sonrası Türkiye'nin siyasal ve kültürel zeminin değişmesi de bu denli tuhaflıklara sahne olmaktadır. Kapitalist hayatın yerleşmesiyle, güçlü kadın imajına uygun modalardan sadece biriydi vatka. Geniş omuzlar, feminizmin yükselişi ve kadının şehirdeki hayat yarışından kendine pay kapması...
İşin en garip yanı da bu ilginç nesnenin büyük şehirlerdeki toplum tarafından hayli sevilmiş olmasıdır. Bu kadın aksesuarı, kız çocuklarının giysilerine de sokuşturulmuştur. Neredeyse vatkasız hiçbir kıyafet satılamayacak duruma gelmişti. Kazakların, penyelerin içinde vatkalı kadınlar tabiri caizse Amerikan futbolcularına benzerlerdi.
O dönem fotoğraflarına bakıldığında görülecektir tüm vatkalı madureler. Bin pişmanlık içinde bu garabet şeyi nasıl giydim ben dese de cevap kısaca şöyle olacaktır: "O zamanlar modaydı ve garip gelmiyordu." Şükür ki bu zevksizlik abidesi 90'larda azalmaya başladı ve sonra yitmeye yüz tuttu. Ara ara hala görülür vatkalı gömlekle dolaşan kadınlar, neye yormalı bilinmez.
Kısaca akıl tazelersek vatka, elbiselerin omuz kısımlarına takılan bir aksesuardı. Özellikle 80'li ve 90'lı yıllarda birçok kadının kullandığı bu cisim ile beraber farklı süslerin kombinasyona uydurulması gerekirdi. Mesala eteğe doğru daralar elbiseler, saç bantları... Şimdi gözünüzün önüne geliyor mu o aktrisler. Buna vatka demek yerine "sahte omuz" desek daha manidar olur.
Bu cismi farklı yönlerden değerlendirmek gerekirse eğer; yine karşımıza pop-kültürün ahmaklık derecesine varan sürü akımlarındandır. Seksen sonrası Türkiye'nin siyasal ve kültürel zeminin değişmesi de bu denli tuhaflıklara sahne olmaktadır. Kapitalist hayatın yerleşmesiyle, güçlü kadın imajına uygun modalardan sadece biriydi vatka. Geniş omuzlar, feminizmin yükselişi ve kadının şehirdeki hayat yarışından kendine pay kapması...
İşin en garip yanı da bu ilginç nesnenin büyük şehirlerdeki toplum tarafından hayli sevilmiş olmasıdır. Bu kadın aksesuarı, kız çocuklarının giysilerine de sokuşturulmuştur. Neredeyse vatkasız hiçbir kıyafet satılamayacak duruma gelmişti. Kazakların, penyelerin içinde vatkalı kadınlar tabiri caizse Amerikan futbolcularına benzerlerdi.
O dönem fotoğraflarına bakıldığında görülecektir tüm vatkalı madureler. Bin pişmanlık içinde bu garabet şeyi nasıl giydim ben dese de cevap kısaca şöyle olacaktır: "O zamanlar modaydı ve garip gelmiyordu." Şükür ki bu zevksizlik abidesi 90'larda azalmaya başladı ve sonra yitmeye yüz tuttu. Ara ara hala görülür vatkalı gömlekle dolaşan kadınlar, neye yormalı bilinmez.
![]() |
| Hülya Avşar ve vatkalı ilginç gömleği... |
![]() |
| Perihan Savaş, 1974 yılında vatkalı elbisesiyle kapak olmuş Resimli Hayat Roman'a... |
![]() |
| 80'li yıllarda vatkasız bir Zerrin Özer düşünülemez tabii ki! |

Hulahop Çılgınlığı
Hulahopun tarihi Antik Yunan'a kadar dayanır ama hulahop asıl ününü 1950'lerin sonunda kazandı. Modern hulahop 1957 Wham-O oyuncak şirketi tarafından bulundu. Ancak şirket sahipleri geliştirdikleri ve hulahop adını verdikleri oyuncağa patent alamamıştı. Ama bu o plastik çemberin markalaşmasına engel olmadı. 1958 Temmuz'unda piyasaya sürülen hulahop ilk 4 ay içerisinde 25 milyon satmış iki yıl içerinde bu rakam 100 milyona ulaşmıştı. Bu oyuncak, büyük bir çılgınlıkla ilerliyor Amerika ve Avrupa'da tüm çocukların favorisi oluyordu. Bu çılgınlık ülkemiz de Hayat Mecmuası'yla yayılmaya başlayacaktı. Mecmuada hulahop çeviren kadınların fotoğrafları yer almaya başlamıştı. Hatta doktorlar bu oyuncağı çevirerek günlük 300-400 gram verileceğini söylemişlerdi. Sırf bu söylem kadınların hulahop alması için yetmişti. Ve o dönemde hulahop, Türkiye'de çocukların en gözde oyuncakları arasında yer aldı.









